3 Haziran 2014 Salı

Benim Doğum Günüm

Alkımdaki önemli olaylardan kısaca bahsedeyim, ardından da fotoğraflara yer vereyim; Kuzumla aktiviteler yaptık bol bol, yine havalar müsait oldukça bağ bahçe ve AVM. leri gezdik. Evde bol bol hamurişi yaptık.( ben kayıt girmeyeli bu bloğa ne oldu böyle, foto yüklemek ölüm, düzenlemek işkence...)


























Yerel seçimlerde oyumuzu kullandık ancak, Ankara için pek hayırlı sonuçlar alamadık :( 42. Doğum günümü hem iş yerinde, hem de ailemle kutladık :)











Başıma talih kuşu kondu konmasına ama halen bekliyorum....tık yok :(
Kuzum kendini gerçek prenses sanıp...danslar, edalar...cilveler...ortalarda dolanıp durdu :)




Çamlıklardan topladığım çeşit çeşit kozalaklar, evimde yerlerini buldular...hoş olmuşlar değil mi?
Kıştan Balıkesir in saf zeytinyağına birçok nevane ekleyip karanlık bir köşede olmasını beklediğim nefis tat hazır oldu,beğenerek yedik :)
Arkası yarın.......)


Ara Vermiştim...

Neler oldu neler...
Bloguma bir süre bilerek ama istemeyerek ara vermiştim. Aklımda olanları ve fotoğraflarını yazıp, yayınlama isteğim karşı konulamaz bir hal alınca, tekrar oturdum blogumun başına :) Arkadaşlarımı takibe devam etsem de maalesef yorum yazamadım, orda da ismim çıkacaktı diye :( Hepinizi çok özledim bunu bilmenizi isterim...
Biz taşındık biliyormusunuz, hem de Ankara nın diğer bir ucuna, eşimin lojmanlarına...1 ay oldu taşınalı. Diğer evimiz yaz aylarında bir cennet bahçesi olmasına karşın, kış aylarında bizim için bir kabus gibiydi doğrusu. Çok üşüdük orda, kızımın odasına sığındık uyku vakitlerinde vs. Ne kadar kombi yakarsak yakalım fayda etmedi soğuğa karşı...düşündük düşündük, uzaklığına rağmen lojmana taşınmaya karar verdik. Bu yeni evi hepimiz çok sevdik, istediğimizden de geniş ev, ilk oturan biziz, kantinimiz, kuaförümüz yanıbaşımızda, en önemlisi de kızımın bisiklet sürebileceği alanların yanında, güzel de bir oyun parkı var. İlerleyen dönemlerde cafe tarzı bir çay bahçesi ve kondisyon salonu da eklenecekmiş. Şu an basket ve tenis sahası var. e daha ne olsun demi? :)

NOT: Yukarıda gördüğünüz çalıları Altınparkta atıl şekilde bulup eve sürükledim, aklımdaki ise, üzerinde gördüğünüz kelebekleri renkli kartonlardan yapıp takmaktı, çok hoşuma gittiler, evime renk kattılar :)
Blog yazmaya ara verince fotoğraf sırasını da takip edemedim, telefonumdakileri de yükleyemedim açıkçası, yani foto sıralamam konuyla alakalı olmayabilir, şimdiden affınıza sığınıyorum...

19 Mart 2014 Çarşamba

Yıl Sonu Eziyeti(Gösterisi)

Kreşte yıl sonu gösterisi var bu cuma. Ailece çok heyecanlıyız. Geçen yılda harika bir gösteri yapılmıştı ama diğer kreşteyken. Yanlız bu yıl biraz üzüldük maaile :( Gösteri çalışmalarının başladığı ilk günlerde çok mutlu olan kuzum, son günlerde, akşamları aklına geldikçe ağlıyordu. 'ben kedi olmak istemiyoruuum, siyah giyecekmişiz, yüzümüzü de siyaha boyayacaklar' diye. İlk başlarda sadece miyavlamaktan korkuyordu kiii, miyavlamayacağını, sadece şarkı söyliyeceğini öğrenince sevinmişti. Ancak geçen çarşamba kostümleri gelmiş kreşe, prova yapmışlar. Tabi bu çirkin kıyafeti görünce çok üzülmüş, içinde çalışma isteğide kalmamıştı. Nihayet salı günü kreşe gidip yüzyüze görüşmek istedim. Ya kıyafet değişimi, ya rol değişimi yada oyundan çıkması vardı sonuçta. Kuzum bize hergün anlatıyordu:'3 tane gül varmış(kız), üç tane tavşan varmış(kız), 3 tane kedi(kız) ve 3 tanede korsan varmış(erkek).Gül ve tavşanlara bale kıyafeti giydirilmiş, korsanlara malum korsan kıyafeti ama her ne hikmetse kedilere ki bunlar kızlardan oluşuyor, siyah, kuyruklu kedi kıyafeti seçilmiş.'  'bende bale elbisesi istiyorum, yüzümü boyatmak istemiyorum' diye hergün ağlıyor. Çok haklı bence, benim kızım tam kız! yani bazı kızlar vardır, sadedirler, süsle püsle pek işleri olmaz ama kuzum öyle değil ki, süse pek düşkün, prenses havasında dolaşanlardan. Gittim görüştüm, öğretmeni konuyu görüşmem için kreş müdürüne yönlendirdi bizi, eşimde geldi tabi. *****Ya bu nasıl bir müdürdür bilemedim, şok oldum konuşma şekline ve söylediklerine. 'bu hayatın gerçeğiymiş, tiyatroymuş, iyi rolde olacakmış, kötüsü de...delimi ne? bunlar çocuk, daha 4 yaşındalar, burası devlet tiyatrosu değil!!! Dedim ki;'kuzum ve arkadaşları henüz çok minikler ve bu gösteri onların mutlu olması için yapılıyor, profösyenel bir gösteri değil, sizin bizim için değil, onlar için! mutlu değilse neden yaptıralım, peki neden tavşanlarda tavşan kıyafeti giymiyorlar! ben anlatırken mantıklı bir açıklama bulamadım, kızım bana 'ama anne ,tavşanlarda bale kıyafeti giyiyor' dediğinde ne diyebilirimki? 4,5 yaşındaki çocuk bunu düşünüyor da...e yönetim...sen niye düşünmezsin! çok kızdım çok, tabi yine de seviyeli bir görüşme yaptım, çünkü bu özel kreş değil malesef :( Müdürün çözümü şu oldu ki kendisi de bir bayan: 'bu saatten sonra görev yada kıyafet değişimi yapamam, istemiyorsanız, oyundan çıkarırım, geri planda kalır.' söyleyecek çok söz var, içimden de saydırdım zaten kendisine de sistemine de.....Tamam çıkarın diyerek ayrıldık. Akşama da  müjdeyi verdik, çok sevindi, hatta o gün işe dönmedim, gittim Kızılay dan mini gelinliğini süslemek için şık düğmeden bahar çiçekleri aldım, güzel bir taç ve ayakkabı aldım, koroda giyinmesi için. Akşama da çiçekleri tek tek elbisesine diktim, giyindi, döndü durdu kuzucum, çok beğendi. Geçen hafta gösteri için bizden pisipisi istemişler kreşten, ancak pazartesi alabilmiştik. Almak içinde Kentpark a gittik. Dışarıya harika bir park yapılmış, tabiki Anadolujet in reklamı amaçlı :) Ne iyi olmuş bayıldık o minik uçaklara, epey oynadı, sonra girip pembiş pisipisiyide aldık ama kreşte neden pembe diye sorun çıkmış, neden beyaz değilmiş...töbe töbeeee...ya sen kızlara siyah kedi kostümü alıyorsun da, ben pembe pisipisi alınca mı sorun oluyor... yok yok kesin seneye eski kreşine gidecek. kelime telaffuzu: Bitislek-bisiklet Mebcur-mecbur

2 Şubat 2014 Pazar

Kuzumuzla Sarmaş Dolaş

Perşembe günü annemden gelen telefonun ucundaydı ve hıçkırarak ağlıyordu kuzucum; 'ben sizi özlediiiiim, gelip beni alııııınnn.' acaba yinemi bebek için ağlıyor diye düşündüm ama yok bu sefer gerçekten özlemiş olduğuna kanaat getirince, hemen cuma için izin aldım. Haklıydı kuzum, hafta içi bir kere bile görmeye gitmedik...sonuçta uzakta olsa, aynı şehirdeyiz, hafta içi 2 kere gitsek, özlemini giderebilirdik :( Akşamına Babası gidip getirdi, Cuma günü beraber vakit geçirdik kızımla, oyunlar oynadık, faaliyet yaptık. Tabi ben evde olurumda dururmuyum, biriken işlerimi de yaptım. Kızımla ıslak kek yaptık, koyun koyuna yattık :)
Ertesi gün de babası bize katıldı, evde sarmaş dolaş olduk, çok özlemişiz gerçekten kızımızı, oda bizi :)Sonrasında karne hediyem diye tuttturunca, kısa bir oyuncakçı ziyaretiyle Monster High bebeğini alıp çıktık. Akşamına da komşu gezmesi yaptık, torunları Yaman ile çok iyi vakit geçirdiler. Ablalık yaptı Yaman a kuzum :)))
Pazar günü, daha fazla evde duramayız deyip attık kendimizi Armada ya. Aslında hiç iyi değildim, vücudum kırılıyordu resmen, boynum, kafam ağrıyordu, ama kızım akşama anneannesine gidecek, iyi vakit geçirsin bizimle diyerekten dayanmaya çalışarak çıktım resmen. Sonra nasılsa yatar uyurum dedim. Aslında Hello Kity World açılmış Armada ya, mutlaka götürmek istiyordum ama, ayağıma giydiğim topuklu ayakkabının gazabına uğradım ve çok dolaşamadım malesef :( Tüm oyuncak ve çocuk mağazalarını gezdik yine de, yanımızda götürdüğümüz scoter ını sürdü AVM.de. Sonra karnını doyurduk bir güzel ve dooğru anneanneye. Anneannesinde kuzeni Şimal de olunca, bize seve seve el salladı ve uğurladı kuzum. aynı hatayı yapmıycaz bu hafta, salı, perşembe gidicez yanına. Zaten Cuma günü de alıcaz, malum P.tesi okullar açılıyor.
Geçenlerde başladığım, ancak sürünerek ve zorla okuduğum Ye Dua Et Sev (Elizabeth Gilbert) kitabını sonunda bitirdim. İnsan kendini bu kadar mı zorlar bir kitabı okurken ama ben yarım işi sevmediğimden zorladım kendimi, geçen hafta bitti şükür ve yenisini aldım arkadaşımdan, henüz başlamadım, bakalım bu nasıl çıkıcak, gerçi arkadaşım iyi olduğu konusunda garanti verdi ama zevkler tartışılmaz biliyorsunuz.