25 Aralık 2017 Pazartesi

Mogan Park

     Her hafta olduğu gibi bu hafta da kızım dışarı çıkmak istemedi. Bir tek sinema için çıkarmış. Cuma günü işten erken çıkıp kızımı aldım, akşama da eve misafir çağardım. Alışveriş yapıp koşar adımlarla eve geldik, üsten üsten evi toparlayıp aldıklarımı yerleştirdim. Öyle zevk aldım ki anlatamam. İş saatlerinde evde olmak benim için büyük mutluluk. Tam bir ev kuşuyum aslında, misafir ağırlamak, pasta börek yapıp evcilik oynamak benim işim. Ama öyle günlerce de eve tıkılamam. Hazırlanıp süslenip püslenip gezmesini de ayrı severim. Emeklilik zamanım gelmişte geçiyor sanırım. Hep söylüyorum; eşim emekli olduğunda 'emeklilik benim hakkımdı' diye çığırtkanlık yapıp duruyordum, halen de öyle. Neyse şunun şurasında 6 yıl kadar kaldı. Ya sabır...
    Cumartesi epey geç uyandık kızımla. Etrafı toplayıp ders başına oturduk. Bu hafta 3 önemli yazılısı var. Fen dersini bitirdik birlikte ve hiç dışarı çıkmadık. Dersler bitince elime şarabımı kitabımı alıp pencerenin kenarına konuçlandım. Kızım da TV. nin başına tabi :) Şöyle bir sosyal medyaya bakayım dedim. O da nesi? Herkesler kar manzaralı fotolar atmışlar, nasıl canım çekti anlatamam. Bizim oralarda sadece araba üstleri tutmuştu. Yerler ıslak olunca kaybolup gittiler. Hemen Pazar günü planım değişti ve yüksek yerlerde karlara bulanalım diye düşündüm.
     Pazar günü hava kötü olunca eşim işe gitmedi. Hep birlikte benim kar planımı gerçekleştirelim istedim. Kızım dışarı çıkmamak için bin dereden su getirdi. En son 'tamam dedim, sen gelme bizimle ama akşama ancak döneriz biz.'... Yıldırım gibi kapıda bitti :)))
     Yaaa tam istediğim gibi göl, kar ve çam ağaçlarıyla kaplı bir yere gittik. Hava yumuşacık, hafiften güneş ve huzur...Uzun zamandır eşim hafta sonları bizimle olamıyordu, hepimiz çok mutlu olduk, hem kafa dağattık, hem manzaranın tadını çıkarttık. En çok kızıma yaradı Pazar gezmesi. Karlarda istediği kadar tepinmesine izin verdik. Uzun yıllardır bizim muhitlere kar yağmıyordu, bizde öyle günlerde yüksek kesimlere gitmeyi akıl etmiyorduk. Kızım da doyasıya kar göremiyordu. Bunun acısını alt tarafını tümden ıslatarak çıkarttı. Yokuş aşağı karlarda yuvarlandı, istediğinden çok kar topu oynadı. Arada içimiz ısınsın diye salep molası verip yine devam ettik. Tabi bol bol fotoğraf çektim ve instagram da milleti bıktırana kadar yayınladım :)))




     Dönüşte açlık başımıza vurmuşken Navigasyon un azizliğine uğrayıp bulunduğumuz yerin dışına çıkmış buluverdik kendimizi. Esnaftan birine sorsak arkak sokak diyiverirdi ama o kadar yorulmuştuk ki elimizdeki teknoloji daha kolay geldi bize. Hal böyle olunca Balgat ta bir yerlerde yiyelim diye düşündük. Bu sayede yeni bir mekan keşfetmiş olduk, karnımızı döyurup ılık bir duş alıp uzanmak için evimizin yolunu tuttuk. Gece kızım sık sık uyandı burnu tıkandığından. Belki hasta da olabilir ama değerdi doğrusu. Kendi çocukluğumuzu düşündük eşimle; ellerimiz ayaklarımız donardı da hissedemez olurduk soğuktan, yine de eve girmek istemezdik. Açıkcası kızımı da sakınmadım dün. Üstelik ayakları da ıslaktı. Öyle bir laf etti ki dönüşte:'anne teşekkür ederim, istediğimi yaptım, çocukluğumu yaşattın bana'. Üstüne diyecek laf kalmadı, iç huzurla uyudum uyandım :) İyi haftalar,sevgiler...

19 Aralık 2017 Salı

Hafta Sonu

     Hafta içini sevmiyorum, Pazartesi sabah başlıyor 5 gün eziyeti ve hergün birbirinin aynı devam ediyor; Sabah iş, akşam ev, yemek, mutfak, ders, ertesi gün hazırlığı ve hafta da 2 gün eve gelen öğretmen şeklinde geçiyor. Taaki Cuma akşamına kadar. Evde başlıyor bayram havası. Kızım telefon veya bilgisayarı alıyor eline(hafta içi kullanması yasak), ben yemek mutfak işlerini hallettikten sonra ya bir kadeh şarabımı alıyorum elime tv. karşısına geçiyorum, yada mutfakta sigara+tv yapıyorum. Eşim benimle takıldığından yaptıklarımız aynı oluyor. Her hafta sonuna genelde hafta içinden planlar yaparım...Cumartesi şu, Pazar bu diye. Böylelikle 5 gün özendiğim, içimden geçenleri tamamlarım 2 günde. Tabi bazen ani şeyler olup planlar yatabiliyor ama genellikle programım hazır olur.
     Bu Cumartesi evlilik yıldönümümüzdü. 11 yıl bitti. Gerçi Cuma dan kutladık ama hediyeleri ancak Cumartesi alıp verebildik birbirimize :)
 
     Kızımla düştük Tunalı yollarına, çok hızlı bir 2 saat tüm mağazaları pasajları dolandık ama bulamadım istediğim gibi birşey. Bu arada geçenlerde Karum AVM. de dikkatimi çekmişti. Ne çok erkek mağazası olmuş içinde ve herbiri çok tarz kıyafetlerin. Aklıma gelince eşimin hediyesini oracıkta hallediverdim. Üstelik aklınızda bulunsun, peşin alırsanız baya iyi indirimde yapıyorlar. Bu arada kaynımgillerle :))) buluştuk. 6 kız dolanıp durduk oralarda. Sonra Kızılay a inip alışverişimizi tamamladık. Ordan doooğru bize.

     Sohbet muhabbet bitirdik koca günü. Akşam bizde kalan kuzenle kızım Pazar gününü bol oyunla tamamladı. Çok azıcık ders ve bol oyun. Dışarı dahi çıkmak istemediler. Odanın altını üstüne getirdiler.

11 Aralık 2017 Pazartesi

Dünya İnsan Hakları Günü

     Bir aydır hazırlanıyordu yapacağı okuma için. ''Beyanname'' kelimesine çok yabacı olunca, telaffuzda epey zorlanıyordu, her seferinde orada takılıp durdu...hatta aklından çıkmaz olmuştu 'ya okulda takılırsam, ya böyle söyleyemezsem...' diye. Yeni okulunda ilk performansı olacaktı ve en başarılı şekilde tamamlamalıydı. Bugün beni de görmek istedi izlerken, izin alıp katıldım. Eşim video çekecek, ben foto diye anlaştık. İstiklal Marşı'nın hemen ardından başladı tören. İlk olarak çıktı yazısını okumaya. Zerre kadar heyecan hissetmedim izlerken, sanki evde bize okur gibi kendinden emin ve ağır ağır okudu. Şaşırdım, akşama sormak istiyorum 'heyecan duymadın mı)' diye.

     Hafta sonumuz yine koşturmacalı ama güzeldi. Yıllar sonra iş yerindeki bayanlarla gün yapalım dedik. Malum iş saatlerinde çok fazla görüşüp konuşamıyoruz. Dışarda toplanmalı olsun diye düşündük. 8 bayan 5 kız çocuğu, herbir küçük kızımızın yaşları da birbirlerine yakın olunca, daha bir kaynaştılar, güzel vakit geçirdiler :)

     Ertesi gün anneannesini ziyarete gittik, biraz alışveriş ve kızımla ev saadeti yaptık. Hafta sonları ne kadar çabuk geçiyor hayret ediyorum. Doyulamadan biten 2 gün...


5 Aralık 2017 Salı

Ah O Kirpikler...

     Yaaa ne tatlı değil mi ama? Nasıl aklına gelmişte yaptırmış o şirin kirpikleri oraya :))
 
     Heryer cıvıl cıvıl olmuş yine yılbaşı arafesinde. Bayılıyorum şehrin bu haline, ışıklar içinde, rengarenk bir Ankara. Hediyelik eşyalar, tüketime yönelik ne varsa mevcut maşallah :))) İnsanı dürten şeytanları kovmaya çalışmalar, bazen koyverip gitmeler falan...yuvarlanıp gidiyoruz anlayacağınız.


28 Kasım 2017 Salı

Ankaray-Metro

     Hafta sonu kuaför işlerimi halledince soluğu sinemada aldık kızımla. Küçük Vampir filmine girdi sevinçle. Ben de mağazaları turladım, bir iki alışveriş yaptım bana ait 1,5 saatte. Film için 'fena değildi' yorumu yaptı.
     2 hafta önce kızımla kurduğumuz ağacımızla fotoğraf çekilmek istedim. Doğal poz veremedim ne kadar uğraştıysam :)))
Bugün eşimle Kızılay a gitmemiz gerekiyordu, hal böyle olunca sabah trafiğini çekmeyelim diye Ankaray a bindik. Ne güldüm anlatamam. Ben biliyorum diyerek bindirdiğim eşimi, Ankaray-Metro ikileminde kaybettim. Ne belalı şey bilmeyen için :)))) En son kendimizi Koru hattına binmiş gidiyorken bulduk, ben kahkahayı bastım tabi...bilmesem nasıl olacaktı acaba diyerek. Eşim 'sen çok yaşarsın bu gamsızlıkla' ya denk gelecek cümleler sarfetti. Metro dan inip taksiye bindik ki son dakika yetişebildik gideceğimiz yere :))) 



24 Kasım 2017 Cuma

24 Kasım Öğretmenler Günü

     Eşimin kardeşinin doğum gününü kutladık hafta sonu. Kızım resim çizmiş, içine kendi değer verdiği bir kalemini koyup paketlemiş bir güzel, hediye niyetine. Amcası çok beğendi 'emek ve değer verip yaptığı için teşekkür etti'.
    Ertesi gün Hamamönü'ne gittik hep beraber.


     Mehmet Akif Ersoy Müzesi ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun kabrini ziyaret ettik, duamızı okuduk.


       Tüm işler bittiğinde güzel gelimizle içtiğim Türk Kahvesi :)
       Pazar akşamı yağan yağmuru izledim penceremden, nasıl gürültülü, sağanaktı ama tertemizdi.

Bu hafta kızımın okulu TBMM gezisi ayarlamış, merakla gitti. İyice tembihledim anlattım neler olduğuna dair, alınan kararları, Milletvekillerinin görevlerini vs. Döndüğünde sordum, cevap ' 15 Temmuz da ölen yaralanan insanları gösterdiler...' diye başlayıp daha başka bilgilerle donatılmadığını anlayacağım cümleler kurdu...üzüldüm. Aklında ençok yereden konu bu olmamalıydı. Neyse dedim çok normal. Oturup babasıyla biz bilgilendirdik ayrıntılı.


Bugün Öğretmenler Günü :) Yine sevinçle gitti okula kızım. İlk başlarda uyum sağlama sürecinde biraz şaşırsa da...şimdilerde alıştı, öğretmeni İnci Hanımı da çok sevdi. Donanımlı ve tecrübeli bir öğretmeni var. Ezbere dayalı yetiştirmiyor çocukları. Bu özel günde çocukları hatırlaması için ortak birşeyler yaptık diğer velilerle. Umarım kendisini özel ve değerli hissettirebilmişizdir öğretmenine.

Başöğretmen Atatürk'ümüz başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutluyorum :)

14 Kasım 2017 Salı

Samsun Bafra'dan Gelin Aldık :)

     Aklımın ucundan geçmemişti bayramda memleketten ayrılırken Karadeniz'i tekrar görebileceğim. İş arkadaşım evlenme kararı alınca da düşünmedim, Samsun da düğün yapabileceğini. Cumartesi sabah 5 arkadaş çıktık yola, güle oynaya, sohbet muhabbet vardık Bafra'ya. Çok sevdik orayı da, minicik bir ilçe beklerken, epey büyük ve gelişmiş olduğunu gördüm.
     Bafra pidesi yemeden gelmedik tabi. Ayrıca Müze'yi de gezdik. Nikah ile düğün arasındaki 2 saati değerlendirip ilçeyi gezdik.


     Düğünde sahnede epeyce döktürdüğümüze kanaat getirip yaklaşık 1 saat sürecek Samsun yoluna düştük. Orada bizi bekleyen sürpriz çok mutlu bir akşam geçirmemizi sağladı.
     Ertesi sabah kahvaltı sonrası kendimizi 'deniz görmemiş masum Ankaralılar' olarak deniz kenarına attık. Hava öyle güzeldi ki ayaklarımı suya sokmadan gelsem aklım kalırdı. Delice pozlar verip resim çektirdim. Biraz şöyle biraz böyle derken 30 a yakın poz çekilmişim :)))




     Dönüş yolunda başka bir aracın ezip geçtiği ve halen can çekiştiğini gördüğümüz bir yılanı kenara aldık :( Eve döndüğümde özlemden sevinç çığlıkları atan kızımla hasret giderdik. Sanırım bu yıl son yolculuğum Samsun'du.


        Okula ara verince okumalarıma devam etmeye başladım bu yıl. Yıllar önce okuduğum yeniden hatırlamak istediğim Suç ve Ceza'yı bitirdim bu ay. Sırada Karamazov Kardeşler var.